Uzun süredir üzerinde çalıştığım hikaye kitabımı tamamladım ve “Lisan-ı Hal İle…” ismiyle yayınlandı.
Kitabımın,içerisinde birbirinden bağımsız 15 hikaye ve bu hikayelerin ana temasını anlattığım 15 karakalem çizimden oluşmaktadır.
Kitabımdan satın almak isteyenler iletişim bölümünden bana mail atarak İsim-Soyisim,Adres,Kaç Adet Kitap almak istediklerini yazarlarsa en kısa sürede PTT Kargo ile yollayabilirim.( 1 Kitap 5 TL )
Ödemeyi ister Banka yoluyla isterlerse Posta Çeki Hesabı yoluyla yapabilirler.
1984 Yılında Babamın imamlık yaptığı Kayseri’de doğdum. Babamın Öğretmen olmasıyla İzmit’in Hereke İlçesinde taşındık. Çocukluğumun ilk 7 yılı burada geçti. O yıllara dair hatırladığım, 5 yaşında yakalandığım kas erimesi hastalığı nedeniyle bol bol yere düşmem ve diz kapaklarımın yara olması, o zamanlar en büyük hobim bu yaraları yolmaktı. : ) Nitekim bu hastalık ve ben bir bütün olarak yaşamasını öğrenmek zorundaydık ve öylede oldu.
İlkokula İzmit Hereke Sümer İlkokulunda başladım.2.sınıftayken Babamın tayini Sivas Yıldızeli İlçesinde çıktı, malum bizde onunla beraber Sivas yollarına düştük. (Bu arada Selda BAĞCAN’dan Sivas’ın Yollarına Türküsünü de dinlemenizi öneririm )Sivas Yıldızeli Cumhuriyet İlkokuluna kayıt oldum ve hayatımı değiştirecek olan Öğretmenim Osman YILMAZ ile tanıştım. İlkokul 4.sınıfa kadar zor bela yürüyebiliyordum lakin 4.sınıfın ikinci döneminde bir daha kalkmamak üzere tekerlekli sandalyeye oturdum. Öğretmenim ve arkadaşlarım sayesinde okulumu bitirdim. Düşüncem eğitimi bırakmak ve evde oturmaktı. Çocukluk işte bu ağır imtihanı algılayamamak ve pes etmek. Babamın ve annemin tüm ısrarlarına rağmen kararımı vermiştim, okumayacaktım.5.Sınıfın son günleriydi artık, Öğretmenim Osman YILMAZ benim bu kararımı duymuş ve benim fikirlerimi derinlemesine öğrenmek için sordu. Sen misin okumayacağım diyen, yemedik fırça kalmadı, iyi ki de yemişiz o fırçayı. Öğretmenim söz vermemi istedi, sonuna kadar okuyacağıma söz verdim.
Değerli Hocam, hayattamı bilmiyorum, inşallah hayattadır ve bir gün karşılaşırız.
Malum babanız öğretmense il il gezmeyi öğreneceksiniz. Bizde öğrenmiştik ve Ankara Kazan İlçesine taşındık, halen burada ikamet ediyoruz. Aslen Ankaralı olmamız nedeniyle artık taşınma olayı da rafa kalktı.
Kazan İmam Hatip Lisesinin Ortaokul kısmını Okul 4.olarak bitirdim. Lise kısmını da 2001 yılında Okul 1.olarak tamamladım. En büyük avantajım Babamın öğretmen olduğu okulda okumamdı. Sabah Babam kucağında sınıfıma taşır, akşam aynı şekilde… Engelimin ağır olması Üniversite eğitiminde örgün öğretim yerine açık öğretimi tercih etmemi zorunlu kıldı. Bizde Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi Maliye Bölümüne 2001 yılında kaydolduk ve 2005 yılında mezun olduk.
Sıra meslek hayatına atılmaya gelmişti. Malesef engelliyseniz ve Türkiye Cumhuriyetinde yaşıyorsanız 2-0 maça geriden başlıyorsunuz demektir. Zira engelli insanların istihdamında birçok saçma sapan engel mevcuttur. Kurum sınavlarına girersiniz, kimi kurum sonucu açıklamaz, kimi torpil ister, kimi atamanızı sudan sebeple iptal eder. Bizde hepsini yaşadık. En sonunda Diyanet İşleri Başkanlığında Memur olarak göreve başladık.2006 yılından bu yana görev yapıyorum.
Okul, iş derken sacayağının en önemli kısmı olan evliliğe sıra gelmişti. Mevla bize bu güzelliği de nasip etti ve 2008 yılında harika bir insanla evlendim. İnşallah yakında da baba olacağım : )
Lise yıllarında kompozisyon yazmayı severdim. Bu yıllardan kalan alışkanlığımı sürdürdüm, fırsat buldukça çeşitli konularda denemeler yazdım, bu denemelerden bazıları çeşitli gazete ve dergilerde yayınlandı. Yazdığım hikâyeleri dostlarımla paylaştım, Sevde Ablam, hikâyelerimi kitaplaştırmam gerektiğini hep söyledi, biz de kitap olması için elimizden geleni yaptık. Kitabı beğenmezseniz suçlusu ben değilim ona göre
İnşallah eserimizi beğenir ve dostlarınıza tavsiye edersiniz.
Kısacası biz, buyuz.